MPS kitap nedir? Bir defterin içine sığmayan hayatlar
Sevgili Elimar ziyaretçileri, bugün “Karekök’ün açılımı nedir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
Kayseri’de akşamları hava biraz sert olur. Rüzgâr yüzüne çarpar, sokak lambaları daha sarı yanar, insanlar biraz daha hızlı yürür. O gün ben de hızlı yürüyenlerden biriydim ama içimde garip bir ağırlık vardı. Sanki adımlarım değil de düşüncelerim ağırdı.
Elimde küçük bir çanta, içinde birkaç kalem, birkaç not kâğıdı ve o dönem hayatımın merkezine oturan bir şey vardı: MPS kitap nedir? diye internette arayıp bulduğum, sonra da bir kırtasiyeden çekinerek aldığım o kalın kitap.
O an bilmiyordum ama o kitap, benim sadece ders çalışma aracım değil, aynı zamanda içimdeki kırılmaları sessizce dinleyen bir şeye dönüşecekti.
O kitabı ilk elime aldığım an
Kırtasiyenin içi sıcaktı. Dışarıdaki soğuğa inat, rafların arasında sıkışmış bir sıcaklık vardı. Elimi uzattım, o kitabı aldım. Kapak sadeydi. Gösteriş yoktu. Ama ağırdı. Sadece fiziksel olarak değil, sanki içinde benden daha ciddi bir şey taşıyordu.
Kasadaki adam “MPS kitap nedir? bunu mu arıyordun?” der gibi baktı. Ben sadece başımı salladım. Konuşacak halim yoktu.
O gün eve döndüğümde kitabı masanın üzerine koydum ve uzun süre açmadım. Sanki açarsam hayatım değişecekmiş gibi bir his vardı içimde.
İlk sayfa: umut mu, baskı mı?
Gece oldu. Herkes uyudu. Kayseri’nin sessizliği odaya doldu. Lambayı açtım ve kitabı açtım.
İlk sayfada basit bir şey yazıyordu. Ama benim için basit değildi. Çünkü o an şunu hissettim: “Bundan sonra ya yapacaksın ya da geri kalacaksın.”
İşte o noktada MPS kitap nedir? sorusu benim için sadece bir tanım değil, bir baskı hissi olmuştu.
Ama aynı zamanda garip bir umut da vardı. Çünkü ilk kez elime düzenli bir yol haritası almış gibiydim.
Günlüklerimle MPS kitabı arasındaki garip bağ
Ben hep günlük tutan biriyim. Kayseri’de büyürken çoğu şeyi içime atmayı öğrendim ama kağıt farklıydı. Kağıt hep dinlerdi.
O dönem günlüklerime şunu yazmışım:
“Bugün MPS kitabına başladım. Ne olduğunu tam bilmiyorum ama içimde bir şey değişiyor. Hem korkuyorum hem de ilk defa bir şeye tutunuyorum.”
O gün anladım ki MPS kitap nedir? sorusu sadece eğitimle ilgili değil, insanın kendiyle kurduğu ilişkiyle de ilgili.
Sabahlar ve yorgunluk
Sabah erken kalkıyordum. Dışarıda hâlâ karanlık olurdu. Çay koyar, masaya oturur ve kitabı açardım.
Sayfalar ilerledikçe bazen mutlu olurdum, bazen sinirlenirdim. Bazen de sadece kalemi bırakıp tavana bakardım.
Çünkü bazı sorular sadece matematik değildi. Bazıları insanı sabrıyla test ediyordu.
Ve her zorlandığım anda aklıma aynı soru geliyordu: MPS kitap nedir? Ben bunu neden bu kadar ciddiye alıyorum?
Cevap basitti aslında: Çünkü hayatımda ilk kez bir şey yarım kalmasın istiyordum.
Bir kırılma anı
Bir gün çok net hatırlıyorum. Kayseri’de yağmur yağıyordu. Camdan dışarı bakarken kitabı önüme açmıştım.
Bir soru vardı. Uzun, karmaşık, beni yoran bir soru. 20 dakika geçti, çözemedim. 40 dakika geçti, hâlâ aynı noktadaydım.
Kalemi bıraktım. Sinirlendim. Kitabı ittim.
O an gözlerim doldu. Bunu itiraf etmek garip değil. Çünkü gerçekten o an hayal kırıklığı hissettim.
“Ben yapamıyorum” dedim içimden.
İşte o an MPS kitap nedir? sorusu benim için bir sınav kitabı olmaktan çıkıp bir duygusal savaş alanına dönüştü.
Pes etmek ile devam etmek arasındaki çizgi
Kitabı kapattım. Yatağa uzandım. Bir süre hiçbir şey yapmadım.
Ama sonra garip bir şey oldu. Geri kalktım.
Çünkü içimde küçük bir ses “Bir soru seni durduramaz” diyordu.
O gece o soruyu çözemedim ama kitabı tekrar açtım. Sadece açtım. Bazen bu bile yeterlidir.
Arkadaşlarla konuşmalar ve karşılaştırmalar
Okulda arkadaşlarım vardı. Herkes farklı bir yerdeydi zihinsel olarak. Kimisi çok ilerlemişti, kimisi hâlâ başlangıçtaydı.
Bir gün biri bana “MPS kitap nedir? ne işe yarıyor?” diye sordu.
O an durdum. Cevap vermek kolay değildi.
“Bir kitap işte” dedim önce. Sonra sustum. Sonra ekledim: “Ama insanı kendine getiriyor.”
Herkes güldü. Ama ben ciddiydim.
Çünkü o kitap benim için gerçekten sadece soru çözme aracı değildi. Kendimi görme şeklimi değiştirmişti.
Başka şehirlerde başka hayatlar
İnternette bazen başka şehirlerdeki insanların deneyimlerini okuyordum. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de aynı kitapla çalışan insanlar vardı.
Birisi “her gün 20 soru çözüyorum” diyordu. Bir diğeri “bırakmak istedim ama devam ettim” yazıyordu.
O zaman fark ettim ki MPS kitap nedir? sorusunun cevabı şehirden şehre değişmiyor. İnsanların iç dünyasında aynı kalıyor.
Zaman geçtikçe değişen şeyler
Aylar geçti. Kitap yavaş yavaş dolmaya başladı. Kenarlarına notlar aldım, bazı sayfaları tekrar tekrar çözdüm.
Artık o kitap bana yabancı değildi.
Bir gün kitabı kapatıp şunu düşündüm: “Ben eskisi gibi değilim.”
Bu cümle biraz garip gelebilir ama gerçekti. Çünkü artık zor sorulardan kaçmıyordum. Hata yapmaktan korkmuyordum.
Ve en önemlisi, MPS kitap nedir? sorusuna artık farklı bir cevap veriyordum: “Kendimi tanıdığım bir süreç.”
Küçük bir zafer hissi
Bir gün uzun zamandır çözemediğim bir soruyu çözdüm. Öyle büyük bir şey değildi belki ama içimde büyük bir yer kapladı.
O an sevinçten kalkıp odada yürüdüm. Sessizce gülümsedim.
Bazen küçük başarılar, büyük hayal kırıklıklarını siler.
Geriye dönüp bakınca
Şimdi geriye baktığımda o kitabı sadece bir ders aracı olarak görmüyorum.
O kitap; sabrımı, öfkemle baş etmeyi, pes etmemeyi, yeniden başlamayı öğretti.
Kayseri’nin soğuk akşamlarında, sessiz sabahlarında o kitap hep masadaydı.
Ve ben artık biliyorum ki MPS kitap nedir? sorusu sadece bir açıklama değil. Bir yolculuk.
İçimde kalan son cümle
Bunu da Okuyun: Kabotaj bölümü nedir ?
Bazen hayat çok karmaşık geliyor. Ama sonra o kitabı hatırlıyorum.
Bir sayfa, bir soru, bir kalem… Hepsi birleşince insan kendi iç sesini daha net duyuyor.
Ve belki de en önemlisi şu: Bazı kitaplar bitmez. Sadece sen değişirsin, onlar aynı kalır.