Elimar ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Et kokuyorsa ne yapmalı” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
Et Kokuyorsa Ne Yapmalı? Bir Akşamın Bana Öğrettiği Küçük Ama Önemli Ders
Kayseri’de yaşadığım evin mutfağı benim için her zaman özel bir yer oldu. 25 yaşındayım ve çocukluğumdan beri mutfakta geçen anların bende ayrı bir yeri var. Belki de bu yüzden her gün tuttuğum günlüğümde en çok yemeklerden, kokulardan ve o an bana hissettirdiklerinden bahsederim. Bazı kokular insana huzur verir, bazıları ise bir anda bütün neşeyi alıp götürür.
Geçen kış yaşadığım küçük bir olay hâlâ aklımda. O gün işten biraz erken çıkmış, eve dönerken uzun zamandır yapmak istediğim bir yemeği hazırlamak için heyecanlanmıştım. Pazardan güzel görünen bir et almıştım. Aklımda sıcak bir akşam yemeği, yanında güzel bir sohbet ve günün yorgunluğunu unutturacak sakin bir gece vardı.
Eve geldiğimde poşetleri mutfağa bıraktım. İçimde garip bir mutluluk vardı. İnsan bazen çok büyük şeyler yaşamadan da mutlu olabilir. Güzel bir yemek hazırlamak, sevdiği insanlara bir tabak uzatmak bile yetebilir.
Ama bu kez işler beklediğim gibi gitmedi.
Eti çıkardığım anda fark ettim. Beklediğim o taze et kokusu yerine rahatsız edici, ağır bir koku vardı. Bir an elimdeki ete bakakaldım. İçimde büyük bir hayal kırıklığı oluştu. Çünkü sadece bir et parçası görmüyordum; o akşam için kurduğum güzel planların bozulduğunu hissediyordum.
Günlüğüme o gece şu cümleyi yazmıştım:
“Bazen küçücük bir sorun, insanın bütün gününü etkileyebiliyor. Ama önemli olan sorunun kendisi değil, ona nasıl karşılık verdiğimiz.”
Et Kokuyorsa Ne Yapmalı? Önce Sakin Olmak Gerekir
Et kokuyorsa ne yapmalı sorusunun cevabını ararken çoğu insan ilk olarak paniğe kapılır. Ben de o akşam aynı şeyi yaşadım. Eti hemen çöpe atmak mı gerekir, yoksa kurtarmanın bir yolu var mıdır diye düşündüm.
Öncelikle etin neden koktuğunu anlamak gerekir. Çünkü her farklı koku aynı anlama gelmez. Bazen et, doğru saklanmadığında veya uzun süre beklediğinde bozulma belirtileri gösterebilir. Özellikle ekşi, keskin, ağır ve rahatsız edici bir koku varsa dikkatli olmak gerekir.
O akşam mutfakta birkaç dakika sessizce durdum. Aslında içimde biraz öfke vardı. “Neden böyle oldu?” diye düşündüm. Çünkü insan emek verdiği şeylerin boşa gitmesini istemiyor. Hele ki uzun bir günün ardından kendine küçük bir mutluluk hazırlamışken…
Ama sonra kendime şunu söyledim: Sağlık, hiçbir yemekten daha değerli değil.
Kokunun Kaynağını Anlamak Önemlidir
Etin kokusunu değerlendirirken sadece burnumuza gelen kokuya değil, etin genel durumuna da bakmak gerekir.
Renk değişimi, yapışkan bir yüzey, normal olmayan doku ve kötü koku birlikte görülüyorsa etin bozulmuş olma ihtimali artar. Özellikle çiğ etlerde bu belirtiler göz ardı edilmemelidir.
Ben o akşam eti dikkatlice kontrol ettim. Renginde hafif değişiklikler vardı ve kokusu da beni rahatsız ediyordu. İçimde hâlâ “Belki düzelir” diye küçük bir umut vardı. Çünkü bazen insan elindeki şeyi kaybetmek istemiyor.
Fakat mutfakta öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu oldu: Her şeyi kurtarmaya çalışmak her zaman doğru değildir.
Bazı durumlarda vazgeçmek, kendimizi korumaktır.
Et Kokusu Nasıl Giderilir Diye Düşünürken Yaşadığım Kararsızlık
O gece aklımdan birçok şey geçti. İnternette çeşitli yöntemler aramak, baharatlarla kokuyu bastırmaya çalışmak, eti yıkamak gibi fikirler geldi.
Ama bir yandan da içimde bir ses bunun doğru olmayabileceğini söylüyordu.
Çünkü kötü kokan bir eti sadece baharatlarla kapatmak, sorunu çözmez. Kokunun üstünü örtmek başka bir şeydir, güvenli bir yiyecek hazırlamak başka bir şeydir.
Bunu düşündüğüm anda içimde bir rahatlama oldu. Belki de o yemeği yapamayacaktım ama kendim için doğru kararı verebilecektim.
Eti kullanmamaya karar verdim.
İlk anda üzülmüştüm. Hatta biraz sinirlendim. Çünkü o akşam için kurduğum hayal birkaç dakika içinde değişmişti. Ama sonra kendime sıcak bir çorba hazırladım ve günü kurtardım.
Bazen hayat da böyle değil mi?
Planlarımız değişiyor, beklemediğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. Önemli olan her şeyin istediğimiz gibi gitmesi değil; değişen şartlarda kendimize iyi davranabilmek.
Etin Daha Uzun Süre Taze Kalması İçin Dikkat Ettiklerim
O olaydan sonra et saklama konusunda daha dikkatli olmaya başladım. Günlüğümde sadece duygularımı değil, öğrendiğim küçük bilgileri de not etmeye başladım.
Çünkü mutfakta yapılan küçük hatalar bazen büyük sonuçlara yol açabilir.
Et Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Et alırken görünümüne, kokusuna ve saklama koşullarına dikkat etmek önemlidir. Güvenilir yerlerden alışveriş yapmak, özellikle sıcak havalarda taşıma süresini kısa tutmak gerekir.
Ben artık alışveriş yaptığımda acele etmiyorum. Eskiden sadece fiyatına ve görünüşüne bakardım. Şimdi ise daha bilinçli davranıyorum.
Bir yiyeceğin soframıza gelene kadar hangi süreçlerden geçtiğini düşünmek gerektiğini öğrendim.
Buzdolabında Doğru Saklama Büyük Fark Yaratır
Etin tazeliğini koruması için uygun sıcaklıkta saklanması gerekir. Eve geldiğinde uzun süre dışarıda bırakmamak, gerekiyorsa uygun şekilde paketleyerek buzdolabına veya dondurucuya koymak önemlidir.
Ben artık aldığım eti hemen kontrol ediyor, kullanmayacağım kısmı uygun şekilde saklıyorum.
Bu küçük alışkanlık bana hem zaman kazandırdı hem de gereksiz israfın önüne geçti.
O Akşamın Bana Bıraktığı Duygu
Aradan aylar geçti ama o akşamı hâlâ hatırlıyorum. Çünkü bazen sıradan görünen olaylar insanın içinde iz bırakıyor.
Başta hayal kırıklığı yaşamıştım. Heyecanla hazırlamak istediğim yemek olmayınca moralim bozulmuştu. Kendimi biraz çaresiz hissetmiştim.
Ama gecenin sonunda farklı bir duygu vardı içimde: Umut.
Çünkü her şey planladığımız gibi gitmese bile kendimize yeni bir yol bulabiliyoruz.
Bir tabak yemek için başlayan o akşam, bana dikkatli olmayı, acele karar vermemeyi ve sağlığın her şeyden önemli olduğunu hatırlattı.
Şimdi mutfağa girdiğimde o günü hatırlıyorum. Bazen elimdeki malzemeye değil, o malzemeyle nasıl bir an oluşturacağıma odaklanıyorum.
Et Kokuyorsa Ne Yapmalı? Benim İçin Cevabı
Benim yaşadığım o küçük olaydan çıkardığım sonuç çok basit: Et kokuyorsa önce dikkatlice değerlendirmek, şüpheli durumlarda riske girmemek gerekir.
Çünkü bir yemeği kurtarmaya çalışırken kendi sağlığımızı tehlikeye atmanın anlamı yoktur.
Mutfakta bazen başarısız olduğumuz anlar olabilir. Bazen aldığımız ürün beklediğimiz gibi çıkmaz, bazen hazırladığımız yemek istediğimiz sonucu vermez. Ama bunların hiçbiri dünyanın sonu değildir.
Önemli olan öğrenmek, daha dikkatli olmak ve yolumuza devam etmektir.
Kayseri’deki küçük evimde, günlüğümün başında bu satırları yazarken hâlâ aynı şeyi hissediyorum. O gün bozulan sadece bir yemek planıydı. Ama kazandığım şey çok daha değerliydi.
Kendime daha fazla dikkat etmeyi öğrendim.
Belki de hayatın en güzel tarafı budur. Bize bazen büyük olaylarla değil, mutfakta karşılaştığımız küçük sorunlarla bile önemli dersler verir.
İlgili Yazımız: Karıncanın gitmesi için ne yapmalı ?