1327 Osmanlı Parası Üzerinde Ne Yazıyor? Bir Hikâyenin Kalbinde Saklı Yazılar Bazı hikâyeler vardır, bir paranın üzerindeki küçücük yazıda saklıdır. Bugün size böyle bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Tarihin tozlu sayfalarından değil, bir insanın kalbinden doğan bir hikâyeyi… 1327 tarihli bir Osmanlı parasıyla başlayan ve insanın geçmişe, sevgiye, kimliğe olan özlemini hatırlatan bir yolculuğu. Bir Antikacıda Başlayan Yolculuk Soğuk bir kış sabahıydı. İstanbul’un Balat sokaklarında, zamanın durduğu bir antikacı dükkânında Hasan eski paraları inceliyordu. Analitik düşünen, her şeyin ardındaki mantığı bulmaya çalışan biriydi. Eline aldığı küçük gümüş paranın kenarında zar zor seçilebilen Arapça harfler dikkatini çekti. Üzerinde “1327” yazıyordu. O an,…
8 YorumEtiket: bir
Glikoz Ne Kadar Olmalı? Psikolojik Bir Perspektif İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog için merak, en güçlü araştırma aracıdır. Peki, günlük yaşamımızı yönlendiren küçük biyolojik değişkenlerin, düşüncelerimizi, duygularımızı ve sosyal ilişkilerimizi nasıl şekillendirdiğini hiç düşündünüz mü? Glikoz, yani kan şekeri düzeyi, yalnızca bedensel sağlığımızı değil; zihinsel keskinliğimizi, duygusal dengemizi ve sosyal etkileşimlerimizi de etkileyen görünmez bir düzenleyicidir. Bu yazıda “Glikoz ne kadar olmalı?” sorusuna, tıbbın ötesinde, psikolojinin derin merceğinden bakacağız. — Bilişsel Psikoloji: Düşünce ve Dikkatin Yakıtı Zihnimiz, yüksek enerjiye ihtiyaç duyan bir organa, yani beyne dayanır. Beyin, vücudun toplam glikoz tüketiminin yaklaşık %20’sini kullanır. Bu da şu gerçeği gösterir:…
8 YorumHava Gazı Fabrikası Ne İşe Yarar? Geçmişten Geleceğe Bir Enerji Yolculuğu Bazen eski fabrikaların önünden geçerken aklıma şu soru geliyor: “Bir zamanlar buradan yükselen dumanlar, bugün hangi fikirlerin, hangi teknolojilerin habercisiydi?” İşte Hava Gazı Fabrikaları da tam olarak bu düşünceyi uyandırıyor. Bugün çoğumuz için nostaljik bir kavram gibi dursa da, aslında geleceğe dair vizyoner tartışmaların başlangıç noktası olabilir. Gelin, bu yolculuğa birlikte çıkalım ve hem geçmişe bakalım hem de geleceği hayal edelim. Hava Gazı Fabrikasının Tarihsel Rolü Hava Gazı Fabrikaları, özellikle 19. ve 20. yüzyılda şehirlerin aydınlatılmasında ve ısınmasında kullanılan önemli tesislerdi. Kömürün özel işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen hava gazı,…
14 Yorum“Gerek Yok” Ne Demek? Edebiyatçının Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, bir edebiyatçının dünyasında her zaman büyüleyici bir sır gibi olmuştur. Anlatıların, kelimelerle şekillendiği, dilin sınırlarının zihinlerde yeni kapılar açtığı bir evrende yaşıyoruz. Her kelime, kendi anlamını taşır, ancak bir kelimeyi doğru bir şekilde kullanmak, anlamın ötesine geçer ve bir duygu, bir çağrışım yaratır. Bugün “gerek yok” gibi basit ama derin anlamlar barındıran bir ifadeyi edebiyat perspektifinden ele alacağım. Gerek yok, Türkçede sıkça kullanılan bir deyimdir, ancak bu kısa ifade, anlatının, karakterin ve hatta bir dönemin ruhunu nasıl yansıttığını anlamak için farklı açılardan incelenmeye değerdir. “Gerek Yok” İfadesinin Temel Anlamı Türk…
6 YorumGece Yatarken Ayaklar Neden Kaşınır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Siyaset bilimi, toplumların güç ilişkileri, ideolojiler ve kurumlar aracılığıyla nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan bir disiplindir. Fakat bazen en basit fiziksel deneyimler, bir toplumun daha derin yapısal dinamiklerini anlamamıza ışık tutabilir. Gece yatarken ayakların kaşınması, sadece bir biyolojik sorun olmanın ötesinde, toplumsal düzenin, iktidar ilişkilerinin ve bireysel varoluşun bir yansıması olabilir mi? Bu yazıda, gece yatarken yaşanan ayak kaşıntısını, iktidar, kadın-erkek ilişkileri, toplumsal eşitlik ve vatandaşlık bağlamında inceleyeceğiz. Ayak Kaşıntısı: Bir Fiziksel Durumdan Fazlası Gece yatarken ayakların kaşınması, genellikle uyku sırasında ortaya çıkan bir rahatsızlık olarak bilinir. Bunun biyolojik sebepleri arasında,…
10 YorumHamam Takımını Kim Alır? Gelenek, Değer ve Zamana Direnen Bir Ritüelin Hikâyesi Bir düğün hazırlığında, çeyiz listesinde veya hediyeleşme telaşında hep aynı soru gelir gündeme: “Hamam takımını kim alır?” İlk bakışta küçük bir detay gibi dursa da, bu soru aslında Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen sosyal dengelerini, aile bağlarını ve geleneksel paylaşma kültürünü yansıtır. Gelin birlikte, bu sade ama derin anlamlı ritüelin ardındaki hikâyeye, verilerle ve gerçek örneklerle ışık tutalım. Hamam Takımı Nedir, Neden Bu Kadar Önemlidir? Hamam takımı, sadece bir havlu seti değil; “temizlik, yenilenme ve yeni başlangıç” anlamını taşıyan kültürel bir semboldür. Genellikle havlu, bornoz, lif, kese ve bazen sabunluk…
12 YorumGelinim Mutfakta Hamiyet Kimdir? Toplumsal Cinsiyet ve Empati Üzerinden Bir Bakış Televizyon ekranlarında her gün yeni bir tartışma, yeni bir yüz, yeni bir hikâye beliriyor. Ancak bazı isimler, yalnızca yarışmacı kimliğiyle değil, söyledikleriyle, tavırlarıyla ve duruşlarıyla izleyicide iz bırakıyor. “Gelinim Mutfakta” programının dikkat çeken isimlerinden Hamiyet, tam da bu tanıma uyan biri. Peki Hamiyet’i yalnızca bir yarışmacı olarak değil, toplumsal cinsiyet rolleri, çeşitlilik ve sosyal adalet penceresinden nasıl okuyabiliriz? Bu yazı, sadece bir reality show karakterine değil, o karakterin temsil ettiği sosyal dinamiklere de ışık tutmayı amaçlıyor. Gelin, Hamiyet’in hikayesinden toplumun aynasına birlikte bakalım. — Hamiyet Kimdir? Televizyonun Ötesinde Bir…
8 YorumSeklave Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Filozof Bakışıyla Başlangıç: Dilin Derinliklerine Yolculuk Dil, düşüncenin evrenini şekillendiren bir yapı taşıdır. Her kelime, insanlık tarihinin, toplumsal yapılarının ve bireysel deneyimlerinin birer yansımasıdır. “Seklave” kelimesi, günlük dilde yaygın olmasa da, üzerinde düşünmeye değecek kadar derin bir anlam taşır. Kelimenin ne ifade ettiğini bilmek, aslında bizlerin dildeki anlamlarla nasıl ilişki kurduğumuzu, dünyayı nasıl algıladığımızı ve nihayetinde varoluşumuzu nasıl kavradığımızı anlamamıza yardımcı olabilir. “Seklave” kelimesi, dilde genellikle “köle” anlamına gelir, fakat bu anlam daha da derinleşebilir. Bu yazıda, “seklave” kavramını felsefi bir perspektiften, etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlardan inceleyeceğiz. Bu kelimenin sadece dilsel bir ifade…
6 YorumGemiciler Dolar Alır Mı? Tarihsel Bir Bakış Tarihçi olarak geçmişi anlamak, sadece eski olayları ve figürleri hatırlamakla kalmaz; aynı zamanda bugüne ışık tutarak, insanlık tarihinin nasıl bir evrim geçirdiğini anlamamıza yardımcı olur. Eğer bir soru soruyorsak, o zaman soruyu doğru bağlamda sormak önemlidir. “Gemiciler dolar alır mı?” sorusu, belki de yalnızca bir ticaret sorusu değil, tarihsel süreçlerin, ekonomik dönüşümlerin ve toplumsal yapıların nasıl şekillendiğine dair derin bir araştırma talep ediyor. Geçmişin ve bugünün kesişim noktalarında, bu sorunun cevabını ararken, aslında çok daha büyük bir hikaye ile karşılaşacağız. Gelin, bu yazıda gemicilerin, denizci topluluklarının zaman içinde nasıl bir ekonomik dönüşüm geçirdiğini…
14 YorumGelişmiş Arama Nasıl Kapatılır? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnceleme Filozoflar, her şeyden önce soruları sormakla ilgilenirler. Her şeyin sorgulanması gerektiğini ve her kavramın iç yüzünün, yalnızca gözlemlerle değil, derin düşüncelerle ortaya çıkması gerektiğini savunurlar. İnternette gelişmiş arama fonksiyonlarını kapatmak gibi basit bir işlem bile, aslında çok daha derin felsefi sorunları gündeme getirebilir. Bu yazıda, “gelişmiş arama nasıl kapatılır?” sorusuna, yalnızca teknik bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda etik, epistemolojik (bilgi teorisi) ve ontolojik (varlık felsefesi) perspektiflerden de yaklaşacağız. Bu soruyu anlamak için önce modern dünyanın bilgiye dayalı yapısına, dijital sistemlerin toplumsal etkilerine ve bireylerin bu sistemler karşısındaki ahlaki sorumluluklarına bakmamız…
8 Yorum