İçeriğe geç

KKM bitiyor mu ?

KKM bitiyor mu? Bursa’dan bakınca görünenler ve dünyadaki yansımaları

Bursa’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, sabahları işe giderken düşündüğüm şeyler artık sadece iş yetiştirmek ya da hafta sonu planı yapmak olmuyor. Son birkaç yıldır ekonomi gündemi, ister istemez günlük sohbetlerin içine sızmış durumda. Özellikle “KKM bitiyor mu?” sorusu, hem bankada hesap açarken hem de arkadaşlarla kahve içerken dönüp dolaşıp geldiğimiz bir konu haline geldi.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) ilk ortaya çıktığında çoğumuz için biraz karmaşık bir finansal araç gibiydi. Ama zamanla herkesin hayatına dokunan bir şeye dönüştü. Bugün ise en çok konuşulan mesele, bunun gerçekten sona yaklaşıp yaklaşmadığı ve Türkiye ekonomisinin bundan sonra nasıl bir yola gireceği.

KKM neydi, neden bu kadar konuşuldu?

Merhaba Elimar okurları! Bugün sizlerle “KKM bitiyor mu” konusunu ele alacağız.

KKM’nin temel mantığı aslında oldukça netti: Türk lirası mevduatlarını kur artışına karşı korumak. Yani döviz yükselirse, aradaki farkı devletin karşılaması gibi bir sistem.

Bursa’da bankaya gittiğimde, 2022 ve 2023 dönemlerinde neredeyse her gişede bu ürünün anlatıldığını hatırlıyorum. O dönem çalışanların bile “şu an en mantıklı seçenek bu” dediğini duyardım. İnsanlar da doğal olarak dövize geçmek yerine KKM’ye yöneldi.

Ama zaman geçtikçe bu sistemin sürdürülebilirliği daha fazla tartışılmaya başlandı. Çünkü kur hareketleri, enflasyon ve bütçe dengesi üçgeninde ciddi bir yük oluştu.

KKM bitiyor mu? sorusu neden tekrar gündemde?

Son dönemde en çok duyduğumuz soru yine aynı: KKM bitiyor mu?

Bunun birkaç nedeni var:

1. Ekonomik normalleşme arayışı

Birçok ekonomide benzer kriz dönemlerinde kullanılan geçici araçlar, zamanla sistemden çıkarılır. KKM de aslında böyle bir araç olarak tasarlanmıştı. Türkiye’de de son dönemde politika yapıcıların daha “klasik” para politikalarına dönme isteği bu soruyu gündeme taşıyor.

2. Bütçe üzerindeki yük

KKM’nin kur farkı ödemeleri, kamu maliyesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Arkadaş ortamında bile bazen “bu para nereye gidiyor?” diye konuştuğumuz oluyor. Bu yük azaldıkça sistemden çıkış senaryoları daha sık konuşulur hale geldi.

3. Döviz mevduatına geri dönüş eğilimi

Bazı dönemlerde insanlar tekrar dövize yöneliyor. Bu da KKM’nin cazibesini azaltıyor. Özellikle küresel faiz politikaları değiştikçe Türkiye’deki yatırım davranışları da değişiyor.

Günlük hayatta KKM’nin hissedilen etkisi

Bursa’da beyaz yakalı olarak çalışan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: Finansal araçlar sadece bankada kalmıyor, hayatın her yerine sızıyor.

Bir arkadaşım geçen gün şöyle dedi: “Eskiden maaşımın bir kısmını kenara koyup unutabiliyordum, şimdi sürekli hesap yapıyorum.” Bu cümle aslında KKM bitiyor mu sorusunun sokaktaki karşılığı gibi.

İnsanlar artık:

Birikimlerini TL’de mi tutmalı?

Dövize mi geçmeli?

KKM gibi araçlar tekrar gelir mi?

gibi sorularla daha sık karşılaşıyor.

Türkiye ile dünya arasındaki fark

KKM’yi anlamak için sadece Türkiye’ye bakmak yetmiyor. Dünyada benzer ekonomik dönemlerde farklı araçlar kullanıldı.

ABD örneği

Amerika’da bu tarz kur korumalı sistemler yok. Çünkü dolar zaten küresel rezerv para. Orada daha çok faiz politikaları üzerinden sistem yönetiliyor. Yani insanlar paralarını korumak için ekstra bir devlet garantili kur mekanizmasına ihtiyaç duymuyor.

Avrupa yaklaşımı

Avrupa ülkelerinde de benzer şekilde sabit para birimleri ve düşük enflasyon ortamı olduğu için KKM benzeri sistemler hiç oluşmadı. Almanya’da bir arkadaşımın söylediği şu cümle aklımda kalmıştı: “Bizde insanlar mevduat faiziyle kur arasındaki farkı düşünmez.” Bu bizim gerçekliğimizden oldukça farklı.

Latin Amerika örneği

Asıl benzerlik Latin Amerika’da görülüyor. Özellikle Arjantin gibi ülkelerde insanlar yıllardır enflasyon ve kur dalgalanmalarıyla yaşadığı için dolarizasyon çok yaygın. Orada insanlar zaten doğal olarak dövize yöneliyor.

Türkiye’de KKM bu anlamda “orta yol” gibi bir çözüm olarak ortaya çıktı ama kalıcı olup olmayacağı tartışmalı.

KKM’nin olası bitiş senaryoları

Bursa’daki arkadaş sohbetlerinde bile bu konu sık sık dönüyor. Kimse kesin konuşmuyor ama birkaç senaryo sürekli gündeme geliyor.

Kademeli çıkış

En çok konuşulan senaryo bu. Yani KKM’nin bir anda bitmesi değil, yavaş yavaş cazibesinin azaltılması. Yeni açılan hesapların teşvik edilmemesi, mevcut hesapların da doğal şekilde kapanması.

Faiz politikasıyla yönlendirme

Eğer TL mevduat faizleri yeterince cazip hale gelirse, KKM’ye ihtiyaç azalabilir. Bu durumda insanlar zaten doğal olarak sistemden çıkar.

Yeni bir finansal araç

Bazı dönemlerde KKM’nin yerine daha farklı bir tasarruf ürünü getirilebileceği de konuşuluyor. Ama bu tamamen ekonomik koşullara bağlı.

Bursa’dan bakınca ekonomik psikoloji

İş çıkışı Fomara’da otobüs beklerken ya da Osmangazi’de bir kafede otururken fark ettiğim şey şu: Ekonomi artık sadece sayılardan ibaret değil, bir ruh hali.

İnsanlar sürekli bir “bekle-gör” modunda. Kimse uzun vadeli karar almakta çok rahat değil. KKM bitiyor mu sorusu bile aslında bundan kaynaklanıyor: belirsizlik hissi.

Bir arkadaşım yatırım yaparken şöyle dedi: “Ben artık sadece bugünü düşünüyorum, 5 yıl sonrasını değil.” Bu cümle çok şey anlatıyor.

Güven meselesi ve tasarruf davranışı

KKM’nin ortaya çıkışı aslında bir güven meselesine dayanıyordu. İnsanlar TL’nin değerini koruyamayacağını düşündüğü için alternatif bir güven alanına ihtiyaç duydu.

Bu noktada KKM bir köprü görevi gördü. Ama köprüler geçicidir. Asıl soru şu: O köprü olmadan insanlar tekrar TL’ye güvenebilir mi?

Bursa’da bankada çalışan bir tanıdığımın söylediği şey dikkat çekiciydi: “İnsanlar artık sadece faiz oranına bakmıyor, yarın ne olacağını da soruyor.”

Küresel ekonomiyle bağlantı

Bugün Türkiye’de konuştuğumuz hiçbir ekonomik konu dünyadan bağımsız değil.

ABD’de faizler yükseldiğinde, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı oluyor. Bu da Türkiye gibi ülkelerde kur baskısını artırıyor. Böyle bir ortamda KKM gibi araçlar ortaya çıkabiliyor ama aynı zamanda sürdürülebilirliği de zorlaşıyor.

Asya ülkelerinde ise daha kontrollü sermaye akımları olduğu için benzer araçlara pek ihtiyaç duyulmuyor. Japonya’da insanlar yıllarca düşük faizle yaşamaya alışmış durumda ve tasarruf davranışları tamamen farklı.

KKM’nin sosyal etkisi

Ekonomik araçlar sadece finansal değil, sosyal sonuçlar da doğuruyor.

Bursa’da farklı gelir gruplarından insanlarla konuştuğumda şunu fark ediyorum: KKM gibi sistemler en çok orta sınıfın gündeminde. Çünkü hem tasarrufu olan hem de riskten kaçınmak isteyen kesim bu tür araçlara yöneliyor.

Alt gelir grupları ise zaten günlük geçim derdinde olduğu için bu sistemlerin dışında kalıyor.

Bu da aslında görünmeyen bir ayrışma yaratıyor: ekonomi bilgisi ve finansal araçlara erişim arttıkça sınıfsal farklar daha da belirgin hale geliyor.

Elimar okurlarıyla “KKM bitiyor mu” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Sonuç yerine: belirsizliğin kendisi

“KKM bitiyor mu?” sorusuna net bir cevap vermek kolay değil. Çünkü bu sadece teknik bir finansal ürünün geleceğiyle ilgili değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik yönüyle ilgili bir soru.

Bursa’da sabah işe giderken otobüste duyduğum sohbetlerden, bankadaki kısa konuşmalardan ve arkadaş ortamındaki tartışmalardan anladığım şey şu: insanlar aslında bir sistemin bitip bitmemesinden çok, bundan sonra ne olacağını merak ediyor.

KKM’nin geleceği de biraz burada şekillenecek gibi görünüyor. Ekonomi sadece rakamlarla değil, insanların hisleriyle de ilerliyor.

Okumaya Değer: KKM bitince ne olur ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ugurlukoltuk.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet