Hava Nasıl Bir Karışımdır?
Bazı anlar var, belki bir yudum kahve içerken ya da sabahları uyanıp pencerenin perdesini aralarken, insan birden düşüncelere dalar. Dışarıda güneş var mı, yoksa gökyüzü bulutlarla mı kaplı? Bugün rüzgar var mı, yoksa her şey sessiz mi? Hava, sadece bir doğa olayı değil; duygularımıza dokunan, ruh halimize etki eden bir karışımdır. Bir sabah, Kayseri’de pencereyi araladığımda bu karışımın bana ne hissettirdiğini keşfettim.
Pencerenin Ardındaki Dünya
Sabahın erken saatleriydi. Yatak odamda sessizlik hakimdi. Hızla geçen bir gece sonrası uyanmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Gözlerimi ovuşturarak kalktım, yavaşça pencereye yaklaştım. Dışarıda kararsız bir hava vardı. Ne tam anlamıyla güneşliydi ne de karanlık bir bulut örtüsü vardı. İşte bu, bana hep karmaşık duygular yaşatan bir hava türüdür: Belirsiz.
Gözlerimi dışarıya dikip derin bir nefes aldım. Hava, sanki bana günün ne olacağı hakkında bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi ama bir türlü kelimelere dökemiyordu. Hafif bir esinti vardı, ama o kadar nazikti ki, vücuduma değdiği anda sanki bir rüyanın içinde gibiydim. Ne soğuk, ne sıcak… Ne fazla kararlı, ne de tamamen belirsizdi. Tıpkı içimdeki karmaşayı yansıtıyordu.
Hava Nasıl Bir Karışımdır?
İçimden “Hava nasıl bir karışımdır?” diye sordum. Sonra düşündüm. Belki de hava, insanın ruh haliyle o kadar özdeştir ki, onun karışıklığını hissedebilmek her zaman zor olur. Hava, bazen bir anda değişir, duygularımız gibi. Sabahtan öğlene kadar güneşin parlak ışıkları yüzümüze vururken, bir anda aniden gelen kara bulutlar ruhumuzu gölgelendirir. Tıpkı bir günü yaşarken, başımıza gelen sürprizler gibi. Bir an neşeli ve umut doluyken, bir an sonra hayal kırıklığına uğrayabiliriz.
Bugün de tam böyle bir gündü. Dışarıda, öylesine bir hava vardı ki… Biraz soluk, biraz neşeli, biraz da üzgündü. Sanki bulutlar bile bir insanın ruhunu yansıtabilecek kadar derin bir anlam taşıyordu.
O Anı Yaşamak
Sonra, yürümek için dışarı çıktım. Hava biraz serinledi, ama o kadar hafifti ki, üzerime bir şeyler giymek zorunda kalmadım. Adımlarım, sokakla buluştuğunda sanki bana seslendi. Kayseri’nin o nostaljik havası, her adımımda farklı bir anıyı çağrıştırıyordu. İnsan, sokakta yürürken aslında sadece fiziksel değil, ruhsal bir yolculuk da yapıyormuş gibi hissediyor. Bugün, rüzgar o kadar yumuşaktı ki, adeta beni sarıp sarmalıyordu.
Bir an, sokakta bir çocuk koşarak yanımdan geçti. Gülerek, bir yerlere doğru koşuyordu. Hemen ardından geldiği rüzgar, bana mutluluğun basit ama derin bir biçimde nasıl hissedilebileceğini hatırlattı. Havanın sıcaklığı, bu gülümsemenin içimde bir ışık açmasına neden oldu. Hava, tıpkı o an gibi, bazen insanın içinde bir ışık yakar. Ama diğer yandan, sanki bir dakika sonra her şey değişebilir gibi de gelir. Havanın karışımı, hayatın da tam olarak böyle olduğunu bana hatırlatıyordu.
Bir Anlık Boşluk
Fakat, birkaç dakika sonra bir şey değişti. Gök, kararmaya başladı ve o yumuşak rüzgar, birden hızla arttı. Sanki bir anda, havada bir başka yön vardı. İnsan ne kadar umutsuz olsa da, güneşin bir şekilde geri döneceğini bilmek ister. Ama bir anlık karanlık, bazen ruhu sarmaya başlar. Havanın ani değişimi, insanın içindeki kaybolmuş duyguları aniden ortaya çıkarabiliyor. Belki de bu yüzden, hava aslında bir karışım. İçinde hem karanlık hem de aydınlık var. O karışımda, ne kadar karmaşa olsa da, insan bir şekilde dengesini bulabiliyor.
Bunu düşündüm ve gülümsedim. Kayseri’nin sabahından öğlesine kadar olan bu geçişi, aslında içimde yaşadığım bir duygusal süreç gibiydi. Ne kadar zorlayıcı olsa da, her birini birbiri ardına yaşamadan hayatın anlamını bulamayacak gibiydim.
Umut
Sonunda, hava tekrar yumuşadı ve bir daha güneş belirdi. O an, aslında her şeyin geçici olduğunu kabul ettim. Hayat gibi, hava da her an değişebilir. Bugün, kaybolan umutlarımı bulduğum gibi, bir sonraki an belki de yeni bir başlangıca işaret ediyordu.
Hava nasıl bir karışımdır derseniz? Cevabım şu: Hava, tıpkı ruhumuzun dalgalı halini, neşemizi, hüznümüzü, umudumuzu barındıran bir karışımdır. Her an değişebilir, ama her zaman bir şekilde kendini toparlar. Ve belki de bu, ona hayran kalmamızı sağlayan en güzel şey.