Keklik Gibi Söz Müzik Kime Ait? Bir şarkıyı ilk kez nerede duyduğunuz, çoğu zaman o şarkının kendisinden bile daha kalıcı olur. “Keklik gibi” de benim için tam olarak böyle bir yerde duruyor. Bir akşam Kadıköy’de sahil boyunca yürürken, bir çay bahçesinden yükselen eski bir türkü gibi çalmıştı. Ne telefonuma bakabiliyordum ne de önümdeki kalabalığa odaklanabiliyordum; sadece o melodi vardı. Sonra ister istemez insanın aklına şu soru geliyor: Keklik gibi söz müzik kime ait? Bu sorunun cevabı aslında sadece bir isimden ibaret değil. Çünkü bu tür eserler çoğu zaman tek bir kişiye değil, bir kültüre, bir hafızaya ait oluyor. Ama yine…
Yorum BırakEl Sanatları Günlüğü Yazılar
Kediler insanda ağrıyan yeri hisseder mi? Elimar okuyucularına özel bu yazımızda “Kediler insanda ağrıyan yeri hisseder mi” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz. Bunu ilk kez ciddi ciddi düşünmem, Ankara’da kışın sabah 6’da işe yetişmeye çalışırken sırtımı tutarak mutfağa gittiğim bir güne denk geliyor. O gün belimde garip bir ağrı vardı, sanki vücudum kendi içinde küçük bir uyarı sistemi kurmuş gibi. Tam o sırada kedim Lila yanıma geldi, normalde pek yapmadığı bir şey yaptı ve direkt belimin olduğu bölgeye uzanıp orada kaldı. O an “tesadüf mü bu?” diye düşündüm. Sonra kahveyi koyarken kendime şu soruyu sordum: Kediler insanda ağrıyan yeri hisseder mi?…
Yorum BırakKaşif hangi dilde bir kelimedir? Kökeni ve anlamının derin katmanları Günlük hayatta sıkça kullandığımız bazı kelimeler vardır ama çoğu zaman onların nereden geldiğini, hangi kültürlerin içinden süzülerek bugüne ulaştığını düşünmeyiz. “Kaşif” kelimesi de bunlardan biri. İlk bakışta sadece “keşfeden kişi” anlamını çağrıştırsa da, aslında arkasında çok daha geniş bir tarihsel ve dilsel yolculuk bulunur. Kaşif hangi dilde bir kelimedir? sorusunun en net cevabı Arapçadır. Kelime, Arapça kökenli “kashf” (كشف) fiilinden türemiştir ve “ortaya çıkarmak, gizliyi açığa çıkarmak” anlamına gelir. “Kaşif” ise bu eylemi yapan kişi, yani “keşfeden, ortaya çıkaran” anlamını taşır. Türkçeye Arapça üzerinden geçmiş ve zamanla günlük kullanımda yerleşmiştir.…
Yorum BırakGiriş: Bedenin Sessiz Sorusu ve Felsefenin Başlangıcı Bir insanın, bedeninin en beklenmedik anlarında verdiği tepkilerden biri üzerine düşünmesi, çoğu zaman gündelik hayatın sınırlarını aşan bir sorgulamaya dönüşebilir. Örneğin, ani bir bedensel akış bozukluğu karşısında şu soru belirir: “Bu durum yalnızca biyolojik bir arıza mı, yoksa doğanın daha derin bir mesajı mı?” Bir yolculuk sırasında, bir iş görüşmesinden hemen önce ya da sıradan bir günün ortasında ortaya çıkabilen bu durum, yalnızca fizyolojik bir olay değildir; aynı zamanda insanın bedenle kurduğu ilişkinin kırılganlığını da açığa çıkarır. Peki, ishal olmak sağlıklı mıdır? Bu soru ilk bakışta tıbbi bir yanıt bekler gibi görünse de,…
Yorum BırakTokide kot 1 ne demek konusunda bilgi toplamak isteyenler için Elimar tarafından hazırlanmış özel içerik. Kelimelerin Katları: “TOKİ Kot 1” Üzerine Edebî Bir Okuma Dil, yalnızca nesneleri adlandıran bir araç değil; mekânı, zamanı ve insan deneyimini yeniden kuran bir anlatı makinesidir. Bir kelime, bir çizgi, bir teknik terim bile bazen bir romanın taşıyamayacağı kadar yoğun bir çağrışım alanı açabilir. “TOKİ kot 1” ifadesi de ilk bakışta teknik bir mimari terim gibi görünür; ancak edebiyatın merceğinden bakıldığında bu ifade, yalnızca bir seviyeyi değil, aynı zamanda bir anlatı katmanını, bir yaşam biçimini ve hatta bir karakterin iç dünyasını işaret eder. Mekânın Dili:…
Yorum BırakKaç Kore Gazisi Kaldı? Sessizce Yaşlanan Bir Tarihin İzinde Eskişehir’de sabah kampüse doğru yürürken bazen şunu düşünüyorum: Tarih dediğimiz şey aslında kitaplarda duran sabit bir bilgi değil, hâlâ aramızda nefes alan insanlar üzerinden devam eden bir süreç. “Kaç Kore gazisi kaldı?” sorusu da tam olarak böyle bir yerden çıkıyor. Bir yandan uzak bir savaş gibi geliyor, bir yandan da aslında hâlâ aynı dünyada, aynı şehirlerde yaşayan insanların hikâyesi. Bu sorunun cevabı tek bir sayı değil; çünkü farklı ülkeler, farklı kayıt sistemleri ve en önemlisi de zamanın acımasızlığı var. Ama bilimsel mercekle, özellikle demografi ve yaşlanma araştırmalarıyla baktığımızda oldukça net bir…
Yorum BırakNiyetsiz amel olur mu hakkında güvenilir ve anlaşılır bir rehber arıyorsanız doğru yerdesiniz; Elimar olarak başlıyoruz. Niyetsiz amel olur mu? Üzerine felsefi bir sorgulama Bir eylemin anlamı, onu gerçekleştirenin zihninde mi başlar yoksa eylemin kendisi mi anlamı üretir? Bir sabah, kimsenin dikkatini çekmeden yapılan küçük bir yardım, yardım edenin hiçbir şey düşünmediği bir anda gerçekleştiğinde hâlâ “iyi” midir? Ya da daha keskin bir örnekle: refleksle yapılan bir kurtarma hareketi, etik açıdan bir “amel” sayılır mı? Bu tür sorular, felsefenin üç temel alanını aynı anda harekete geçirir: etik, epistemoloji ve ontoloji. Çünkü “niyet” dediğimiz şey yalnızca bir ahlaki ölçüt değil, aynı…
Yorum BırakAraba kornasını kim tamir eder? Görünmeyen Bir Psikolojik Sistem Üzerine Düşünceler Merhaba sevgili okurlar, Elimar ile birlikte Korna sesi neden kısılır konusuna yakından bakıyoruz. Gündelik yaşamda en sıradan görünen teknik sorular bile, insan zihninin nasıl çalıştığına dair derin ipuçları taşır. “Araba kornasını kim tamir eder?” sorusu da ilk bakışta tamamen mekanik bir mesele gibi görünür. Oysa bu soru, yalnızca bir arızanın değil; dikkat, sorumluluk, iletişim ve sosyal etkileşim ağlarının da düğüm noktasıdır. İnsan davranışlarını, özellikle de küçük ama kritik anlarda verilen tepkileri anlamaya çalışırken, kendimi çoğu zaman teknik bir arızanın bile aslında psikolojik bir sistem arızası olabileceğini düşünürken bulurum. Kornanın…
Yorum BırakHindistan’da kaç tane havalimanı var? Küresel ölçekte büyüyen bir havacılık ağına bakış Hindistan’a dair havacılık verilerine bakınca ilk dikkat çeken şey, sayılardan çok hız oluyor. Bugün itibarıyla ülkede aktif olarak kullanılan havalimanı sayısı yaklaşık 140–150 bandında. Bu sayı yalnızca büyük uluslararası merkezleri değil, bölgesel uçuşları destekleyen küçük terminal noktalarını da kapsıyor. Yani Hindistan’da kaç tane havalimanı var? sorusunun cevabı tek bir rakamdan çok, sürekli genişleyen bir ağın ifadesi gibi düşünülmeli. Delhi, Mumbai, Bengaluru ve Hyderabad gibi dev metropollerdeki büyük havalimanları küresel trafiğin omurgasını oluştururken, ülkenin iç bölgelerine yayılmış yüzlerce küçük havaalanı da ekonomik dolaşımı canlı tutuyor. Hindistan gibi nüfusu 1,4…
Yorum BırakGeçmişi anlamanın bugünü yorumlamadaki rolü Merhaba! Anglo-Amerikan hukuku nedir üzerine hazırlanmış bu yazı, Elimar okuyucuları için özel olarak düzenlendi. Geçmişte şekillenen hukuk düzenlerinin bugünkü toplumsal yapıyı nasıl belirlediğini kavramak, yalnızca akademik bir merak değil; aynı zamanda modern dünyayı anlamlandırmanın en güçlü araçlarından biridir. Anglo-Amerikan hukuk sistemi de bu bağlamda, tarih boyunca biriken deneyimlerin, çatışmaların ve uzlaşmaların ürünü olarak ortaya çıkmış karmaşık bir yapıyı temsil eder. Anglo-Amerikan hukukunun tarihsel temelleri Ortak hukuk geleneğinin doğuşu Anglo-Amerikan hukukunun kökeni, temelde United Kingdom topraklarında gelişen “common law” (ortak hukuk) geleneğine dayanır. 11. yüzyıl sonrası Norman fetihleriyle birlikte İngiltere’de merkezi bir yargı sistemi kurulmaya başlanmış,…
Yorum Bırak