Stres Dolaşım Bozukluğu Yapar mı? Cesur Bir Tartışma Elimar olarak bu yazımızda “Stres dolaşım bozukluğu yapar mı” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Strese geldiğimizde çoğumuz “aman canım, biraz gerginim işte” diyerek geçiştiririz. Ama içimdeki İzmirli, sosyal medya tartışmalarına dalan, hafif alaycı tarafım bunu pek kabul etmiyor: “Arkadaş, vücudun bu kadar basit değil, beynin ‘stres var!’ diye bağırdığında kalbin ve damarların da işin içine giriyor.” Evet, stres gerçekten dolaşım üzerinde ciddi etkiler yaratabilir; hem de düşündüğümüzden daha fazla. Ama gelin önce işin bilimsel ve mantıksal tarafını konuşalım. Stresin Kan Dolaşımına Etkilerinin Güçlü Yönleri Stres, adrenalin ve kortizol salgısını tetikler. İçimdeki sosyal…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Metastaz Yapan Kanser Kaçıncı Evredir? Metastaz yapan kanser, yani kanser hücrelerinin başladığı yerden başka organlara yayılması, tıpta genellikle ileri evre olarak tanımlanıyor. Ama bana sorarsanız, bunu sadece medikal bir kavram olarak düşünmek yetmiyor. İstanbul’da her gün toplu taşımada gördüğüm insanlar, iş yerinde tanıştığım farklı gruplar, sağlık hizmetine erişimde yaşanan eşitsizlikler… Hepsi bu kavramın toplumsal bir boyutunu gösteriyor. Metastaz yapan kanser kaçıncı evredir? sorusunun cevabı klinik olarak net: genellikle dördüncü evre. Ama sosyal ve kültürel bağlamda durum daha karmaşık. Toplumsal Cinsiyet ve Kanser Deneyimi Sokakta yürürken kadınların sağlık taramalarına ulaşımıyla ilgili sohbetler duyuyorum. Meme kanseri, rahim kanseri gibi türler kadınlarda daha…
Yorum BırakElimar sayfasında Yivsiz av tüfeğinin vergisi var mı üzerine hazırlanan bu rehberin sonuna geldik. “Yivsiz av tüfeğinin vergisi var mı?” Sorusunun Felsefi Arka Planı Üzerine Bir Düşünme Deneyi Bir sabah, sıradan görünen bir sorunun beklenmedik ağırlığıyla karşılaşılabilir: “Yivsiz av tüfeğinin vergisi var mı?” Bu soru ilk bakışta yalnızca idari bir merak gibi durur; vergi hukukunun, ruhsatlandırmanın ya da devlet düzeninin teknik alanına aitmiş gibi. Ancak biraz durup düşününce, bu tür bir soru üç büyük felsefi kapıyı aynı anda aralar: etik, epistemoloji ve ontoloji. Bir nesnenin “vergilendirilmesi” ne demektir? Bir devlet, bir varlığa nasıl “değer” biçer? Daha da önemlisi, bir nesneye…
Yorum BırakKlor Ne Kadar Tehlikeli? İzmir’de yaşıyorum ve sosyal medyada ne zaman bir “çılgın kimya tartışması” açsam mutlaka klor konusuna takılıyorum. Açık konuşayım: Klorun hem kurtarıcı hem de potansiyel kabus olduğunu düşünüyorum. Bu maddeyi günlük hayatımızdan tamamen çıkaramayız; ama ne kadar güvenli, ne kadar tehlikeli sorusu tartışmaya çok açık. Hadi gelin bu işi cesurca açalım ve artılarını eksilerini masaya yatıralım. Klorun Güçlü Yönleri 1. Temizlik ve Hijyenin Kahramanı Klor, bakterilere ve virüslere karşı adeta bir savaşçı. Evlerimizdeki musluk suyundan, yüzme havuzlarına kadar birçok yerde dezenfeksiyon amacıyla kullanıyoruz. Türkiye’de özellikle yaz aylarında havuzlar için zorunlu olan bir standarttır. Dünyada da aynı şekilde,…
Yorum BırakMerhaba! Elimar sayfasının bugünkü konusu Yapılandırma sonrası ödeme yapılmazsa ne olur; gelin birlikte inceleyelim. Yapılandırma Sonrası Ödeme Yapılmazsa Ne Olur? Psikolojik Bir Mercek Hayatın sürprizleri, planlarımızın aksaması ve finansal baskılar, insan davranışlarının ardındaki karmaşık bilişsel ve duygusal süreçleri anlamayı hep merak etmemi sağladı. Özellikle borç yönetimi, yapılandırma süreçleri ve bu süreçlerin ihlali, sadece ekonomik değil, psikolojik bir fenomendir. İnsan zihni neden belirli bir ödeme planına uyarken bazen beklenmedik şekilde başarısız olur? Bu yazıda, yapılandırma sonrası ödeme yapılmadığında ortaya çıkan etkileri, duygusal zekâ, bilişsel önyargılar ve sosyal etkileşim boyutlarıyla ele alacağım. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, insanların bilgi işleme süreçlerini inceler.…
Yorum BırakDeğerli Elimar okurları, bu makalemizde “Kanyonu kim yaptı” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Kanyonu Kim Yaptı? Doğanın, Zamanın ve İnsan Hikâyelerinin Kesiştiği Bir Soru Şunları da İnceleyin: Kanyonlar doğal mı yapay mı ? Sokakta yürürken, metroya binerken ya da bir kahve sırasında kulağıma takılan cümleler bazen akademik bir tartışmadan daha çok şey düşündürür. “Kanyonu kim yaptı?” sorusu da ilk duyulduğunda basit bir merak gibi geliyor ama içinde hem doğaya hem de toplumsal algıya dair katmanlı bir anlam taşıyor. İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan genç bir yetişkin olarak bu tür soruları sadece coğrafi bir bilgi arayışı değil, aynı…
Yorum BırakKanser hastaları için hangi ağrı bantları kullanılabilir? Günlük hayatın içinde sessiz bir mücadele Merhaba! Elimar sayfasında bugün “Kanser hastaları için hangi ağrı bantları kullanılabilir” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Ankara’da sabahları erken kalkmanın kendine has bir ritmi var. Özellikle kış aylarında, camdan içeri süzülen soluk ışıkla birlikte şehrin biraz ağır, biraz da düşünceli hali insana bulaşıyor. Üniversite yıllarında ekonomi okurken veri tablolarının içinde kaybolduğum günleri hatırlıyorum; sayılar bana hep düzenli bir dünyanın mümkün olduğunu düşündürürdü. Ama hastane koridorlarında, özellikle de onkoloji servislerinde gördüğüm şey, o düzenin ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi. Bir süre gönüllü olarak bir hastane ziyaret programına katılmıştım.…
Yorum BırakMerhaba sevgili okurlar, Elimar ile birlikte Rüzgar kaç km olursa çok olur konusuna yakından bakıyoruz. Rüzgar Kaç km Olursa Çok Olur? Ekonomik Bir Değerleme Üzerine Düşünceler Kaynakların sınırlılığı ile seçimlerin sonuçları arasında sıkışıp kalan her insan gibi, bazen en basit görünen doğa olaylarının bile ekonomik bir anlamı olduğunu fark ederim. Rüzgar… Görünmez ama etkisi ölçülebilir bir güç. Peki “rüzgar kaç km olursa çok olur?” sorusu aslında neyi ifade eder? Bu soru yalnızca meteorolojik bir eşik arayışı değil; aynı zamanda üretim, tüketim, risk ve belirsizlik arasındaki ekonomik dengeyi anlamaya yönelik bir çabadır. Ekonomi, çoğu zaman sayılarla konuşur; ancak rüzgar gibi değişkenler…
Yorum BırakBu yazıda Elimar olarak Matematikte bölme işareti nedir konusunu baştan sona inceleyip düzenli biçimde sunuyoruz. Bir Soru ile Başlayan Yolculuk: Günlük Hayatta Görmediğimiz Bir Sembol Bir defterin köşesinde, hızlıca yazılmış bir işlem düşünün: 24 ÷ 6 = 4. Belki bir öğrenci, belki market hesabı yapan biri ya da maaşını ay sonuna yetiştirmeye çalışan bir memur… Herkesin hayatında bir şekilde karşısına çıkan o küçük sembol, çoğu zaman üzerinde durulmadan geçilir. Ama durup bakıldığında aslında oldukça derin bir geçmişe ve farklı anlam katmanlarına sahiptir. Bir anlığına durup düşünelim: Matematikte bölme işareti nedir? Sadece iki sayıyı ayıran basit bir işaret mi, yoksa insanlığın…
Yorum BırakGiriş: Beden, İktidar ve Kortizon Sonrası Beslenme Kortizon iğnesi sonrası beslenme meselesi ilk bakışta tıbbi bir teknik detay gibi görünür: tuzu azaltmak, şeker yükünü sınırlamak, su tüketimini artırmak, protein ve potasyum açısından dengeli bir diyet kurmak… Ancak mesele yalnızca fizyolojik bir toparlanma süreci değildir. Bedenin iyileşme biçimi, içinde yaşadığı toplumsal düzenin bilgi rejimleriyle, iktidar ilişkileriyle ve kurumsal yönlendirmeleriyle iç içe geçmiştir. Burada “ne yemeliyiz?” sorusu, giderek “nasıl bir düzen içinde neyin doğru kabul edildiğini kim belirler?” sorusuna dönüşür. Kortizonun vücutta su tutma, iştahı artırma ve metabolik dengeyi değiştirme etkileri, bireyin kendi bedeni üzerindeki kontrol algısını zayıflatır. Bu kırılganlık hali, siyaset…
Yorum Bırak